“Ders çalışma sorunu, hem
öğretmenlerin hem de anne-babaların en fazla şikayet ettikleri konulardan biri.
Yetişkinlerin bakış açısına göre, çocuklara her türlü imkan ve fırsat
sağlanmasına rağmen büyük bir sorumsuzluk göstererek ders çalışmıyorlar. Öğretmenler,
anne babalar, ellerinden geleni yapmalarına rağmen istedikleri sonucu
alamayınca da zaman zaman aşırı kaygılanıp öfkeleniyorlar. Duygularını
yönetemedikçe de çocuklarının ders çalışma sorunu içinden çıkılamaz bir hal
alıyor”
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi
İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Oktay Aydın’ın bu sözleri
aslında binlerce velinin hislerine tercüman oluyor. Ders çalışmamak bir suç
değil beynin tercihi! Ders çalışmama gerçekten de birçok öğrencinin sorunu.
Çocuklar her türlü imkana göre neden çalışmıyor?
“Beyin ve öğrenme ilişkileri”, “Zeka ve zekanın
geliştirilmesi”, “Üstün zekalı çocukların eğitimi” konularında ihtisas yapan
Oktay Aydın işte bu noktada veli ve öğretmenlerin bilmesi gereken bilimsel
gerçeklere dikkat çekiyor:
“Çocukların ders çalışmamaları sanıldığı kadar basit
bir sorun değil. Ders çalışmamanın çocuğa göre farklılaşan nedenleri olmakla
birlikte bazı ortak nedenlerden söz edilebilir. Bu sorun sadece çocuklarımızın
değil aslında öğrencilik sürecini geçirmiş tüm insanların ortak noktası. Aslına
bakılırsa, ders çalışmak özünde kimsenin zevk alarak yaptığı bir şey değil.
Çünkü, ders adı altında sunulan konuları bizler belirlemiyoruz, dışımızdan
birileri tarafından belirleniyor. Doğal olarak da bu kimseye çok heyecanlı
gelmiyor. Hatta diyebiliriz ki, bir çocuğun ders çalışmayı istemesi değil,
istememesi daha doğaldır.”
Ders çalışmanın gerçek ödülünün çok uzun zaman sonra
üniversite sınavı ya da iyi bir meslek sahibi olunduğunda alındığını söyleyen
Oktay bu ödüllerin en büyük tehdidinin çocuğun burnunun ucunda duran,
bilgisayar, TV, sinemaya gitme, arkadaşlarla sosyal bir ortamı paylaşma gibi
etkinlikler olduğunu söylüyor: “Bir çocuğun ders çalışabilmesi için, şimdiki
hazdan vazgeçip uzun vadeli sıkılmayı göze alması gerekiyor. İşte bu, çoğu
zaman beynimizin tercihleri ile örtüşmeyen bir durum. Çünkü beynimiz en kısa
sürede haz veren faaliyete yönelmeyi sever. Beynin, hazzı kontrol eden alın
bölgesi en geç olgunlaşan (yirmili yaşlar) bölümüdür. Bu nedenle, çocukların
ders çalışmayı istememesi bir suç değil, beyinlerinin tercihidir.”
Çocuğunuza ders çalıştırırken şu yöntemi uygulayın
Çocukların ders çalışmasını sağlamak çok iyi
yönetilmesi gereken bir süreç. Yaşa göre farklı uygulamalar söz konusu olsa da
genelde bu çocuklar üzerinde uygulanan ve başarı elde edilmiş bir modelden söz
etmek mümkün. Bu yöntem henüz ders çalışma alışkanlığı oturmamış çocuklarda
etkili oluyor...
Psikolojik Direnci Kırma
Bu aşamada, çocuğunuzla konuşarak günde en az ne kadar
ders çalışabileceğini sorun. Diyelim ki yarım saat demiş olsun. Bu sürenin
yarısı olan 15 dakikayı esas alın. Çocuğunuza da, “Sen yarım saat dedin ama ben
senden yarım saat çalışmanı istemiyorum, sadece 15 dakika çalışmanı istiyorum”
deyin.
“Çünkü, şu an sende öncelikle ders çalışma
alışkanlığını kazandırmamız gerekiyor” gibi bir açıklama, uygulamanın başlangıç
mantığını çocuğun fark etmesini sağlar. Rutin oluşturun İkinci aşamadaki temel
hedef, çocuğunuzun belirlenen süreyi her gün çalışmasını sağlamak olmalı. Bunun
için ona, “Belirlediğimiz süre ile ilgili bazı kurallarımız var. Bu
kurallarımızdan birincisi, belirlediğimiz bu 15 dakikalık çalışma süresini her
gün tekrarlayacağız. Tüm sürelerimizi biriktirip hafta sonu çalışmak yok”
şeklinde bir açıklama yapın. Düzeni kurun Bu aşamada, çocuğunuzun çalışma
ortamı ile ilgili düzenin oturtulması gerekiyor. Çocuğa, “İkinci kuralımız,
televizyon karşısında, yatarak, uzanarak çalışmak yok. Belirlediğimiz süreyi,
çalışma odamızda ve masamızda tamamlıyoruz. Çünkü, senin hep aynı ortamda
çalışmanı sağlayarak çalışma alışkanlığını pekiştirmek istiyoruz” demelisiniz.
Otokontrolü sağlayın
Çocuğunuzun belirlenen sürenin altına düşmemesini
sağlayın. Bu aşamada çocuğunuzla, “Senden, belirlediğimiz 15 dakikalık sürenin
altına düşmemeni istiyorum. Bunun nedeni, senin ders çalışma alışkanlığını
kazanabilmen için otokontrolünü güçlendirmeyi istememiz. Böylece, belirli bir
öz disiplin kazanacak ve bu alışkanlığı iyice güçlendirmiş olacaksın” şeklinde
konuşun. Masasına bir çalar saat koyarak kurmasını istemek ve süreyi çalar
saatle kontrol altına almak mümkün.
Motivasyonu artırın
Motivasyonu artırın
Beşinci son adımda, çocuğunuzun motivasyonunu
geliştirici hamleyi yapmak son derece önemli. Çocuğunuza, belirlenen sürenin
üstüne çıkmakta serbest olduğunu söyleyin. Bir başka ifadeyle, “Eğer istersen,
15 dakikadan daha fazla çalışabilirsin” anlamında bir mesajla, çocuğun çalışma
isteğindeki yoğunlaşmaya bağlı olarak tercih yapması sağlayın. Özellikle bu
aşamada, çocukların birçoğu, kendilerinin bile farkında olmadıkları şekilde
belirledikleri sürenin üstüne çıkıyor. Böylece çocuklar, düşündükleri ve
belirledikleri sürenin üstüne çıkmanın gururunu yaşıyor ve başarılı oldukları
ya da başarılı olacakları inancını iyice güçleniyor. Bu hissediş, onlar
açısından önemli bir kırılma aşaması. Unutulmamalı ki, her başarısızlık bir
sonraki başarısızlığın, her başarı da bir sonraki başarının zeminini hazırlar."Ders çalışmada hırslı olmak değil, azimli olmak gerekiyor. Hırslı çocuklar, yapacakları işe değil, arkadaşlarına odaklanır. Sürekli rekabet halindedir ve arkadaşlarını geçmeye çalışırlar. Bu nedenle, çocuklarda hırsı beslememek gerekiyor. Ancak aşırı iç motivasyon ‘hırs’ olarak karşımıza çıkabiliyor. Hırs ise asla beslenmemesi gereken bir özellik. Çünkü aslolan hırs değil, azimdir. Azimli çocuklar, görev odaklı olup üzerlerine düşen görevi sonuna kadar yapar ve mutlu olurlar. Oysa hırslı çocuklar ilişki odaklıdır. Bir başka ifadeyle, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmekten çok arkadaşlarını geçmeye çalışırlar.”"
MOTİVASYON TİPİNE GÖRE ÖNLEM ALMAK GEREKİYOR!
Ders çalışmayı engelleyen en önemli şeyin
motivasyontipi olduğunu söyleyen Aydın, insanda bir iç bir de dış motivasyon
diye tanımlanabilecek iki yapı bulunduğunu ve bunların doğuştan gelen kişiliğin
bir parçası olduğunu söylüyor.
İç motivasyonu yüksek çocuklar
1- Genelde amaçlarını bilmek isterler
2- Planlı çalışmayı severler
3- İstekli ve sabırlıdırlar
Dış motivasyonu yüksek çocuklar
1- Sürekli yönlendirilmeye ihtiyaç duyarlar
2- Sonuç odaklıdırlar ve kısa sürede işi tamamlamak
isterler
3- Kısa sürede tamamlanmayan işlerden çok çabuk
sıkılırlar ve enerjileri düşer
4- Başladıkları işleri çoğu zaman yarım bırakırlar ve
sürekli mazeret üretirler
5- En belirgin özellikleri de ertelemedir.
Sorumluluklarını sürekli erteler ve biriktirirler
Oktay Aydın’a göre, çocuğu sürekli suçlayıp eleştirmek
yerine motivasyon tipini anlamak ve ona uygun önlemler almak gerekiyor: “Dış
motivasyon tipine sahip çocukların iç motivasyon kaynaklarını harekete
geçirecek faaliyetler yaptırılmalı. Buradaki en kritik nokta da, çocukta,
başarılı olduğu ve başarılı olacağı inancının hep üst düzeyde tutulması.”
Dikkat
Temel alışkanlıkların ve yeni davranışların
kazandırılması için yaklaşık olarak 21 gün tekrar edilmesi gerekiyor. Bu
nedenle, çocukların ders çalışma alışkanlığını kazandırmak amacıyla yapılacak
bu uygulama 2-3 hafta kadar hiç değiştirilmeden aynen devam ettirilmeli.
Böylece, çocuğun beyninde ders çalışma ile ilgili nörolojik aktiviteyi iyice
belirginleştirmek ve kalıcılığı sağlamak mümkün olur. Bu süre sonunda, çocukla
tekrar görüşerek, çalışma süresinin üzerine 5-10 dakika eklenmesini
sağlayabilirsiniz. Süreç bu şekilde adım adım ve azar azar ileriye doğru götürülerek
ideal süreye kadar devam ettirilmeli.
Kaynak: Vatan-Türkan Hiçyılmaz






0 yorum :
Yorum Gönder